Haz
30th

Fatihin yiğitleri..

Posted by admin

Bir gün Cennet’in kapıları şiddetle vurulmuş:

-’Güm Güm Güm !!’ İçeriden seslenmişler:

-’Kim o’?

- Dışarıdan gök gürültüsü gibi bi ses:

_” Biz İstanbul’u fetheden Fatih’in yiğitleriyiz! ” İçerden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış:

-Güm Güm Güm !!!

İçeriden sormuşlar:

_”Kim o?”

- Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: “Biz İstanbul’u fetheden Fatih’in yiğitleriyiz!”

- İçeriden hemen cevaplamışlar: “Hadi ordan! Onlar 40 yıl önce geldi!”

- Dışarıdan yine ses gelmiş: “ Biz mehter takımıyız ancak geldik!!

Haz
30th

Transformers_ Yenilenlerin İntikamı

Posted by admin

Sam Witwicky, Transformers’ in kökenleri ile dünya üzerindeki tarihçesi konusunda yeni detaylar keşfeder. Topladığı bilgiyi elegeçirmek isteyen şeytani ruhlu Deceptionlar onun peşindedirler. En büyük mücadele, Mısır’daki Giza piramitlerinde gerçekleşecektir. Çünkü aranan tapınak bu bölgededir

Haz
30th

Ayıyı İnek Zannetti Ölümden Döndü

Posted by admin

Olay Kars’ta gerçekleşiyor. Yaralı vatandaşın hastahanede yaptığı konuşma:

- Ben bir çobanım… Malları (inekleri) otlamaya götürdüğümde birkaçı fidanlığa kaçtı. Onları geri getirmek için elime aldığım sopayla dürtmeye başladım. (inekler çömelmiş durumda) Ben hiç ayı görmedim. Birini (ayıyı) sopayla “kışşt kışşt” diye dürtmeye başladım. Kalktı bana yumruk attı. Benim kimseyle bir sorunum yok ki……  

Haz
30th

Aska Ve Terke Dair….

Posted by admin


Bazen öyle bir iliskiye tutulursunuz ki, ne sevebilir,ne
terkedebilirsiniz… Kör kütük baglanmissinizdir aslinda.. En güzel
yillarinizin, aci tatli hatiralarinizin ortagidir; iç çekismelerinizin
müsebbibi, yazilarinizin ilhami,sohbetlerinizin konusudur. Gözyaslarinizda,
bilinçaltinizda, kahkahanizdadir.Korkunca saklandiginiz bir siginak,cosunca
öptügünüz bir bayrak…Sevdaniz riyasiz, çikarsiz, karsiliksizdir.Sinirsiz
ve nihayetsiz;
”Ölmek var, dönmek yok”tur.

Lakin gün gelir anlarsiniz; içten içe bir seylerin kanadigini..
Tutkulu sevdalarin gizli hançerleri baslar parildamaya…Surasindan,
burasindan elestirmeye koyulursunuz:”Söyle görünse, öyle demese, degisse biraz ya da eskisi gibi olsa…”
Baskalarini örnek göstermeye, “Bak onlar nasil yasiyor” demeye
baslarsiniz. Hem birlikte yasayip, hem özgür olmanin yollarini ararsiniz.
Askinizin gözü kör degildir artik, yanlisini görür düzeltmek istersiniz.
“Eskiden böyle miydi ya..” diye baslayan sohbetlerde
açilir elestirinin kapisi; açildikça, bastirilmis itirazlar yükselir
bilinçaltindan… Böyle süremeyecegini bilirsiniz. Degissin istersiniz.
O, sevgisizliginize yorar bunu… Ihanete sayar. Tutkulu iliskilerde
ihanetin bedeli ölümdür. “Ya sev böyle ya da terket” diye gürler…

Bir zamanlar bir gülücügüyle alacakaranligi isitan o rüya, bir kabusa
dönüsür birden… Kapatir gönlünün kapilarini, yasaklar kendini size…
Hoyrattir, bakmaz yüzünüze… Zehir akar dilinden, konusturmaz,
suçlar,yargilar mahkum eder. Mühürler dudaklarinizi, yirtar atar
yazdiklarinizi, siler sizi defterden… “Iyiligin içindi hepsi, seni
sevdigim için…” dersiniz,dinletemezsiniz. Ayrilirsaniz asamayacaginizi
bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. Ihanetten kirilmistir kaleminiz;
severek, terk edersiniz…


“Madem öyle…”nin çagi baslar ondan sonra…Madem ki siz böylesine
tutkunken, o hep baskalarini seçmistir, madem ki kiymetinizi bilmemistir, o
halde “günah sizden gitmistir”. Lanet ederek bu karsiliksiz aska, çekip
gitmeleri denersiniz. Askin göçmenlik çagi baslar böylece… Daha özgür
olacaginiz limanlara demirlerseniz bir süre… Ne var ki unutamaz, uzaktan
uzaga izlersiniz olup biteni… Etrafi bir sürü ugursuzla dolmus, kurda kusa
yem olmustur. Deli kanlilar, eli kanlilar, ugruna ölenler, sirtina binenler
sarmistir
çevresini… Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar
diye… Ugruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla… “Bana
ne… kendi seçimi” diye omuz silkmeye çabalarsiniz bir süre…. Ama sonra…
ansizin kulagimiza çalinan bir sarki ya da kapi araligindan süzülüp gelen
bir koku, hatirlatir onu yeniden… Yaban ellerde,
baska kollarda ondan bahseder aglarsiniz. Kokusunu özlersiniz; türküsünü
söylemeyi, sarkisini dinlemeyi, yemegini yemeyi, elinden bir kadeh
raki içmeyi…. Karsi nehrin kenarindan hasret siirleri haykirirsiniz, sular
kulagina fisildasin diye..
Dönüp “Seni hala seviyorum” diye bagirmak geçer içinizden…Dönemezsiniz.
Göremedikçe baglanir, uzaklastikça yakinlasirsiniz.

Anlarsiniz ki bir çaresiz asktir bu, ne onunla olur, ne onsuz… Hem
kollarinda ölmek, kucagina gömülmek arzusu, hem “Ne olacak
sonunda”kuskusu… Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür
gidersiniz…

 

Haz
30th

AŞKA DAİR NE VARSA

Posted by admin

 
Hep hayallerle yaşamayı arzu ediyorum..
Çünkü hayallerime kimse karışmıyor
Hep hayallerimde seviyor, seviliyorum;
Aşka dair ne varsa hepsini orada tadıyorum ….

Dostluklar bile artık sahte; ikiyüzlü oldu,
Şimdiki güller eskisi gibi kokmaz oldu..
Sevgi diye açtığım mektuplar kahır doldu,
Aşka dair ne varsa hepsini orada sanıyorum ….

Sevdim hep sevmediğim olmadı şu cihanda,,
Verdim hep vermediğim olmadı bu alemde
Yazdım hep yazmadığım olmadı bu hayatta,
Aşka dair ne varsa hepsini orada biliyorum ….

Biliyorum yine bana küseceksin bir bahaneyle,,
Seviyorum diyeceksin belki önünde bir sananeyle,
Kor ateş düşen yüreğime gel bir derman eyle
Aşka dair ne varsa hepsini orada yazıyorum ….

Hayal deyip sakın sevgini esirgeme yüreğinden,
Gün gelir elbet gerçek olur inanarak sevdiğinden,
Sen de içersin Tanrıdan dilerim benim içtiğimden,
Aşka dair ne varsa hepsini orada yaşıyorum ..

Mirc İndir , Spcirt İndir , Chattur Spcirt İndir , Mirc Sohbet İndir


Tur Fm



© 2012 Sohbetsayfalari.com