May
30th

Kacak script

Posted by admin

kacak script indir kacak mirc yukle kacak script mirc

May
30th

Papatya script

Posted by admin

papatya script yukle papatya script indir papata mirc script

May
30th

Kelebek Script

Posted by admin

kelebek script indir kelebek mirc indir kelebek script yukle

May
27th

Hülya Avşar 40 yıl sonra köyüne gitti

Posted by admin

Sanatçı Hülya Avşar, 40 yıl sonra ilk kez doğduğu memleketi Ardahan’a gitti. İşadamı Sadettin Saran tarafından yapılan Kapalı Spor Salonu’nun açılışı için Ardahan giden Avşar kızı, doğduğu köyü de ziyaret etti.

Hülya Avşar 40 yıl sonra köyüne gitti

Ardahan merkeze 30 kilometre uzaklıkta bulunan Hoçvan Hasköy’e giden Avşar’ı akrabaları yoğun sevgi gösterisiyle karşıladı ilk olarak doğduğu ve büyüdüğü evi ziyaret eden Avşar, cep telefonuyla doğduğu evi görüntüleyerek, küçüklüğünün burada geçtiğini söyledi. Kendisine eşlik eden işadamı Sadettin Saran’a, “Seni bu eve damat getireceğim” diyen Avşar, yanağındaki çıbanı göstererek çıbanın bu evin hatırası olduğunu ifade etti.

Köy muhtarlığının önüne gelen Avşar kızını burada köylüler iki koyun keserek karşıladı. Hülya Avşar, kurban kesilmesi sırasında “Beni kan tutuyor” diyerek kesilen kurbana bakamazken, köylüleri ve yakın akrabaları kestikleri kurbandan kan alarak alnına sürdü. Köylüleri ise zaman zaman “Enişte enişte” diye tezahüratta bulundukları Sadettin Saran’dan köylerindeki içme suyu ve yol yapımı için söz aldı.

Hasköylüler 10 bin TL tutarındaki elektrik borcunu ödemedikleri için içme suyu şebekesini çalıştıran motorun elektriği aylardır kullanılamıyor. Su sorununu çeşmelerden su taşıyarak karşılayan köylüler, Sadettin Saran’dan elektrik borcunu ödetip yeniden faaliyete geçirme sözü aldı.

KÜRTÇE KONUŞTU

Etrafındaki güvenlik güçlerine komutanlık yapan jandarma yüzbaşıya Kürtçe seslenerek, “Tu Kurmancı dizanı mı? (Sen Kürtçe biliyor musun?)” diye soran Hülya Avşar, Kürtçe konuşmasına yaşlı bir köylü ile devam etti.

Köylülere de aynı soruyu yönelten Avşar kızı, “Evet” karşılığı alınca yaşlı bir amcayla bir süre Kürtçe konuştu. Avşar kızı ve Saran yoğun sevgi gösterileri altında köyden ayrıldı

May
27th

ADI MANKEN EBRU ŞAM’LA AŞK DEDİKODULARINA KARIŞAN TOLGAHAN SAYIŞMAN ÖNCEKİ GÜN İSTİNYE PARK’TA GÜZEL OYUNCU SERENAY SARIKAYA İLE SOBELENDİ!..

Posted by admin

ADI manken Ebru Şam’la aşk dedikodularına karışan Tolgahan Sayışman önceki gün İstinye Park’ta güzel oyuncu Serenay Sarıkaya ile buluştu. Yemek yiyen ikili fotoğraflarının çekildiğini fark edince tedirgin oldu.

Sayışman, gazetecilere, “İnanın aramızda aşk yok. Sadece iş görüşmesi için  bir araya geldik. Ortak bir projede birlikte yer alacağız ama şu an detaylarını paylaşamıyorum” dedi.

May
24th

Yandaki binadan kaçtık karikatürü

Posted by admin

Yandaki binadan kaçtık karikatürü komik karikatürler ilginç karikatürler eğlenceli karikatürler esprili karikatürler

May
24th

Yabancı dil öğrenemedik

Posted by admin

yabacı dil öğrenemedik karikatürü ilginç karikatürler komik karikatürler esprili karikatürler eğlendiren karikatürler

May
24th

Ayrılık Acısını Soranlara!

Posted by admin

Kalp dediğin nasıl dayanır acıya? Bu kadar güçlü müdür? Ayrılığın kokusu sinince bedene, nasıl geçer?

Ayrılık Acısını Soranlara!

Ayrılık Acısını Soranlara!

Kaybetmek sevdiğini, ölüme benziyor. Bazen ölümden bile daha zor geliyor. Bir daha hiç güneş doğmayacakmış gibi, bir daha hiç nefes alamayacakmışsın gibi, bu acı ömrü törpülüyor.

Herkes bu acı nasıl geçer diye soruyor? Öyle kolay geçmez! İstiyorum ki, elimde sihirli bir değnek olsun, her birinizin kalbine dokunup, sileyim kederinizi ama olmuyor.

Zamandan başka ilacı, çaresi yok bu eziyetin dostlarım! Ne çivi çiviyi söküyor, ne ateşi su söndürüyor. Sabretmesi zor olan saatlerin bitiminde, bir şekilde geçiyor.

İz kalmıyor mu? Hem de öyle bir kalıyor ki! Kalp ağrısının benzeri bir ağrıyı, vücudun her hangi bir yanında çekmek mümkün değil. Ne kağıt kesiği, ne gece yarısı tutan azı dişi, ne taş döken böbrek, hiçbiri sevdiğini kaybetmenin yüreğe verdiği eziyeti vermiyor.

O yüzden bir çözümü yok ayrılık acısının! Çekeceksin! Çivi çiviyi de sökmez üstelik bu durumda, gidip kendini boşuna rezil etmeyeceksin.

Ayrılık sonrası neler yapabilir insanlar, tahmin etmek güç. Bir çeşit delilik hali, akıl sanki artık o kafanın içinde durmuyor. Mantık, aşkla çıkıp gitmişti zaten, üstüne ayrılık geldiğinde, bir daha dönmüyor.

Her şeye rağmen, ağlayacaksa insan, bir aşkın ardından ağlamalı! Gözyaşı dediğin en çok aşkın finaline yakışıyor. Gözbebeğinden yüreğe akan o inci taneleri, gönlün üstünde zarif duruyor.

Her insan, en az bir kere yaşamalı bu acıyı! Üstelik acısını da madalya gibi taşımalı göğsünde; bakınca uzaktan, bir kalp daha öğrenmiş sevmeyi demeliyiz. Alkışlamalıyız!

Kimi sevdiğin, ne kadar sevdiğin, ne yaşadığın çok da önemli değil! Asıl olan aşktır, asıl mesele onu tatmaktır. Sahip olduğumuz her şey gibi, aşkın da bir bedeli var; çok da pahalı üstelik! Aşka inananlar, bu bedeli ödemeyi baştan kabul etmiş sayılır.

Çektiğin acıları kendinde hazine edebildiğin sürece, ruhunu, özünü büyütürsün. İnsan, acı çekerse anlar başka birini. Onun gözleriyle bakabilmeyi öğrenir. Onun sızısını duyabilir içinde. Kendi başına geldikten sonra vazgeçersin eleştirmekten, yermekten, aşağılamaktan! Farkına varırsın hayatın, sevginin, onurun, erdemin ve en önemlisi kendinin!

Ayrılık acısı çekmek, değerlendirir yüreği. Hayata tutunmayı öğrenirsin. Zoru seçen ama başaran ruhlardan olursun. Gelişirsin, değişirsin, pekişirsin. İnsan olursun yani, demini alırsın. Akıllıysan eğer, kalbine sevmeyi öğretirsin! Sonunda acı varmış! Sen kendine hazinesin, onu da aslanlar gibi çekersin!

May
24th

Sensiz de Yaşanıyor!

Posted by admin

Sensiz de geçiyor işte günler! Zaten gün dediğin ne ki? Bir sabaha açıyorum gözümü, bir akşama yumuyorum. Gün günü kovalıyor, hafta dediğin aya dönüyor. Ömür öylesine gelip geçiyor!

Sensiz de Yaşanıyor!

Sensiz de Yaşanıyor!

Sensiz de yaşanıyor işte! İlk zamanlar çok canım yanmıştı ama insan her şeye alışıyor. Yokluğu da öğreniyorsun, açlığı da, üşümeyi de, yanmayı da…

Sensiz de yeniyor yemek işte! Gerçi ekmeğin köşesini hep sana ayırmak geçiyor içimden ama yapmıyorum. İnadına ben yiyorum. Olmayan hakkını kaybediyor!

Sensiz de gülünüyor işte! Bazen öyle olaylar oluyor ki, elim telefona gidiyor. Anlatmak istiyorum çünkü sadece ikimiz anlarız, biliyorum fakat aramıyorum!

Sensiz de uyunuyor işte! İlk zamanlar dönüp durduğum o yatağa, şimdi kafamı koyunca kapanıyor gözlerim. Hayatın yorgunluğu, günün stresi derken, vücut da bitiyor. Bir ara yastığa sarılıyordum sen diye! Şimdi uyanınca bakıyorum ki, elim kolum bomboş! Vakti gelince saracaktır başka bedeni, bekliyorum!

Sensiz de içiliyor işte! Akşamüstü bir yorgunluk kahvesi yapıyorum kendime, üstü bol köpüklü. Geçiyorum camın kenarına, hava güzelse balkona; fonda Edith Piaff, bazen Sezen ya da Müzeyyen Abla, ses veriyorlar bana. Kahvenin tadı değişmiyor sen yoksun diye! Sadece artık fal kapatmıyorum..

Sensiz de geziliyor işte! Kendimi o dört duvarın arasından çıkardım. Kimi akşam dostlarla duble yanı sohbete, ülke kurtarmaya; kimi zaman tek başıma tiyatroya gidiyorum. Yollarda senin adın yazan dükkan isimleri çarpıyor gözüme, o an içim bir sızlıyor ama o da geçiyor. Kendi kendime gülümsüyorum.

Velhasıl, sensiz de bu ömür bir şekilde geçiyor. Zaman, kabuk bağlatıyor yaraları. Ölümün acısına katlanan insan, ayrılığınkine de dayanıyor. Uykusuz geceler de bitiyor, hiç dinmeyecek sandığım gözyaşlarım da!

Her hayat kendi hikayesini yazıyor. Kimi renkli, kimi garip, kimi sıradan ama hepsi bir yerinde aşka çarpıyor. Sonra bitiyor umutlar, ayrılık dediğin kapıyı çalıyor. Vakit geçtikçe, bitmez sandığın her şey yavaş yavaş bitiyor. Sensiz de yaşanıyor yani; ancak aklımı kurcalayan soru şu: Ne gerek var?

May
24th

Yıldızı komutanı sanıyo

Posted by admin

yıldızı komutanı sanıyo komutanı sanıyo karikatürü ilginç karikatürler esprili karitatürler komik karikatürler

Chattur Fm



© 2012 SohbetSayfalari.Com Guncel Blogu