Tem
31st

HASTALIK İŞARETLERI

Posted by admin

Hastalık İşaretleriVücudumuzda bir tuhaflık olduğunda pek önenmsemeyiz ;hatta bunu her gün görsek de belki farketmeyiz.Ama bu işaretlerin hastalık habercisi olabileceğini biliyor muydunuz arkadaşlarım !!!
Tırnak diplerinizde koyu halkalar var mı?
Tırnakların altındaki sarımsı, kahverengi ve siyah renkli çizgiler muhtemelen ben denilen melanomdan kaynaklanan cilt kanseri olabilir. Böyle bir şikayetiniz varsa erkenden doktora gitmenizde yarar var.

Koltuk altınızda pütürler ya da koyu renkli benekler var mı?
Kanınızdaki insülin fazlası cilt hücrelerinin anormal hızla çoğalarak artmasına neden olabilir. Bu şekilde koltuk altlarınız koulaşmışve kalınlaşmış görünümde olabilir, dikkat edin ve böyle bir durumda doktora gidin.

Göz kapağı, diz ve dirseklerinizde beyaz veya cilalı gibi yumuşak yumrular var mı?
Sivilce olmayan bu dokular kolesterol depolarıdır. Kolesterol sayımı yaptırmanızda yarar var.

Saçlarınız giderek azalıyor mu?
Yüksek miktarda saç dökülmesi tiroit hormonu problemine işaret eder. Dengelemek için doktorunuzun önerdiği ilaçları kullanabilirsiniz.

Baş deriniz dökülüyor mu?
Omuzlarınızda beyaz döküntüler oldukça fazla birikiyorsa yüksek miktarda stres yaşıyorsunuz demektir. Stres, kortizol hormonunu fazla üretmenize ve baş derinizin kurumasına neden olur. Kepek şampuanları sorunu önleyebilir ancak kalıcı sorun için dinlenmeye ve stresten uzak durmaya çalışın.

Dilinizin üstünde sarı, beyaz veya turuncu bir tabaka oluşuyor mu?
Dilinizin üzeri sarı, beyaz veya turuncu bir tabaka ile kaplanıyorsa siz uyurken bağırsaklarınızdaki sıvılar yukarı çıkıyor demektir. Bu reflü sorununuz olduğunu gösterebilir. Baharatlı ve asitli yiyeceklerden uzak durup, dengeleyici tabletler kullanabilirsiniz.

Dinlenseniz bile gözaltı halkalarınız kaybolmuyor mu?
Göz altınızdaki koyu renkli halkalar alerji işareti olabilir. Alerji yapıcı vücuda girdiğinde vücut histamin salgılıyor. Bu kimyasal damarları kan ve diğer akışkanlarla şişiriyor. Alerji testi yaptırarak alerjenleri hayatınızdan çıkartın…

Tem
31st

YAZ AYLARINDA DUDAK BAKIMI

Posted by admin

Yaz aylarında dudak bakımı ve güzelliği için neler yapabilirsiniz konusunda sizlere gerekli olan tüyoları ve bilgileri sunuyorum
Renkler, parlaklık, ipuçları, hileler ve bu sıcak havalarda dudaklarınızın çekiciliğini artırmak için yapmanız gerekenler.
Yaz aylarında dudak bakımı
Güneşin renkleri

Kış boyunca dudaklarınızda kullandığınız renkelr, sizi yazın inanılmaz lezzetli gösterecek olan renklerden çok farklı. Yüzünüz biraz renklendiğinde pastel renkli rujlar bile işe yarayacaktır. Yaz için favori tonlar bej ve toz pembesi. Eğer amacınız güçlü bir kadın imajı çizmekse klasik mat kırmızı rujdan vazgeçmeyin.

Dudaklara acil bakım

Dudak bakımı yaz aylarında, kışın olduğu gibi bütün zamanınızı alan bir işlem değildir. Kurutan ısıtma sisteminden ve dudaklarınızı parçalayan kış soğuundan uzakta olsanız da bu sefer dudaklarınızın tek düşmanı güneş oluyor. Dudakların doğal koruması yoktur ve dudaklardaki deri o kadar incedir ki sadece ruj ve parlatıcı sürmek güneş yanmalarına ve çatlaklara davetiyedir. Önemli olan dudaklarınızı nemli tutabilmek. Bunu yapmak için çok fazla su içmek gerek. Dudaklarınızı sürekli nemli tutmak için bir makyaj hilesi de yumuşatıcıyı dudaklarınıza sürmek ve kuru bir diş fırçasıyla fırçalamaktır.

Parlak mı, mat mı?

Bu ateşli bir tartışma konusu. Parlaklığı savunan makyaj uzmanları bir rujun ne kadar şeffaflığı varsa dudaklara o kadar çok boyut ve gerçeklik verdiğini savunuyor. Matlığı savunanlar ise sıcak pembe ve gerçek kırmızı gibi bazı renklerin mat varyasyonlarının daha güzel durduğunu savunuyor. Eğer ille de mat ruj kullanmakta kararlıysanız, nemlendirici özelliği olan rujları seçin. Önce dudaklarınıza yumuşatıcı sürün ve daha sonra rengi parmaklarınızla dudaklarınıza yedirin.

Ruj sürme tüyoları

Ruju parmaklarınızla veya direk olarak tüpten sürerseniz dudaklarınıza daha doğal bir hava verebilirsiniz. Dudaklarınızın şeklini iyice bilmelisiniz. Ruju ortadan başlayarak sürün. Ruj fırçasını ileri ve geri hareket ettirin. Turuncu tonları dişlerin sararmış gözükmesine neden olabilir.

Yumuşak dudaklar

Sıcak yaz günlerinin dudaklarınız iç in gizli silahı yumuşatıcılardır. Çantanızda her zaman iyi bir tane bulundurmalısınız. Yazın yumuşatıcılar tedavi ürünü olmaktan çıkıp makyaj malzemesi haline dönüşüyor. Ruj sürmeyi sevmeyen biri olsanız dahi dudaklarınıza sadece yumaşatıcı sürererek muhteşem bir görüntüye sahip olabilirsiniz.

Dudakların parlaklığı

Makyaj uzmanlarının mükemmel yaz dudakları için duymak istedikleri en doğru sıfat: “Nemli.” Bunun sebebi ise yazın tenininizin daha çıplak ve nemli olması ve bu yüzden dudaklarınızın da bunu yansıtması. Dikkat etmeniz gereken şey ise fazlasıyla parlatıcıya bulanmış dudakların öpüşmeyi bir kabusa dönüştürmesi ve saçınıza yapışması…


Tem
31st

Aşk Dediğin Tebessümdür!

Posted by admin

Tebessümdür aşk dediğin! Bir çocuğun bayram sabahı yüzünde oluşan, gamzelerini ortaya çıkaran bir gülüş gibidir. Aşk, en kötü anında bile gülümsetmeyi becerir.

Aşk Dediğin Tebessümdür!

Bir şehirdir aşk dediğin! Sadece şanslı olanların uğradığı ve mutlaka orada kalmak istedikleri bir şehirdir. Bahçesi olan bir ev alarak yaşamak istenilen bir düş tapusudur. Tatil bitince eve döneceğini bilmene rağmen, orada yaşama hayalleri kurulan bir yerdir aşk dediğin.

Aşk bir çeşit oyundur! Kazanacağına inanarak oynadığın bir kumardır ve her kumar oyunu gibi, cebinde para olduğu sürece zevkli vakitler geçirmeni sağlar.

Aşk dediğin çatışmadır! Aşık olduğunla değil; kendinle, egonla, zaaflarınla, gururunla verdiğin bir savaştır. Kendine dönük sandığın yüzünü aynada görünce tanıyamamaktır.

Aşk dediğin vazgeçiştir! Her şeyden elini ayağını çekerek, sadece sevdiğinle bir olabilmektir. Kötüden, kinden, nefretten arınıp, doğayla bütünleşmektir.

Aşk bir çeşit bencilliktir. Kendin için hissettiğin, kendini yetiştirdiğin, ruhunu törpülediğin ve bütün hepsini bilmeden aslında kendin için yaptığın bir testtir.

Aşk dediğin yalnızlıktır! Kimsenin seni anlayamadığı, bütün dünyanın yok olduğu ve içinde sadece sevdiğinin gözlerinin olduğu yeni bir evren inşa etmektir.

Aşk dediğin anlamsızlıktır! Kendi içine gizleyip gerçekleri, bulduklarını, sorularını, aklını, ruhunu sorgulamaktır.

Aşk dediğin duadır. En zor anında ellerini açarak, gözlerinde yaşla dilediğin dilektir. Kabul olmasının mucize sayıldığı, olmazsa suçun kadere atıldığı bir istektir. Aşk dediğin ibadettir; Tanrı’yı gördüğün, kendini bildiğin ve ne kadar küçüldüğünü hissettiğin bir andır. Aşk dediğin kaybolmaktır….

Tem
31st

Stres Yatıştırıcı Tavsiyeler!

Posted by admin

Ruh ve beden rahatlığı için stresten kurtulmak gerekiyor. Günümüzde pek çok yükü omuzlarında taşıyan kadınların biraz rahatlamaya ihtiyaçları var.

Stres Yatıştırıcı Tavsiyeler!

Gerginlik insanı hem fiziksel, hem duygusal olarak yoruyor. Strese girince adrenal korteks kortizol hormonu salgılarken, adrenal medulla ise epenefrin salgılıyor. Bu salgılamalar yüzünden karaciğer daha fazla glikoz üretiyor.

Dolaşım sistemine sızan bu böbrek üstü hormonları sayesinde tansiyon yükseliyor ve kalp krizi riski artıyor. Fazla kortizol, göbekte yağ birikmesine sebep oluyor.

Kortizol seviyesini biraz düşürmek için siyah çay tüketebilirsiniz.

İçinizden geçeni söylemek ve hata biraz bağırmak da sinirlerinizin boşalmasını sağlar. Küfürlü konuşmanın da stresi azalttığı tespit edilmiş. Banyoda veya evde yalnızken dilediğinizce talihinize söylenebilirsiniz.

Hafif yapılan masaj, stresi %40 oranında azaltıyor. Hemen rahatlamak istiyorsan, gergin olan bölgeyi tespit edip, biraz masaj yapabilirsin.

Kakaodaki flavonoidler kan damarlarını rahatlatarak tansiyonu azaltıyor. Sütlü çikolata yerine daha fazla flavonoid içeren biter çikolatayı tercih edin.

Omega-3 yağı tüketenlerin daha mutlu, sakin uyumlu olduğu ortaya çıktı. Somon, ringa balığı, sardalya gibi, omega 3 açısından zengin balıklar tüketin.

Egzersiz yapmak tüm vücudunuzu stresten arındırır. Düzenli olarak egzersiz yapmayı ihmal etmeyin…

Tem
31st

Neden Sivilce Çıkar?

Posted by admin

Burun, çene, alın hatta yanaklar üzerine toplanmış, güzelliğimize gölge düşüren sivilceler neden oluşur, nasıl önlemler alınması gerekir ve daha fazlası

Neden Sivilce Çıkar?

Neden Sivilce Çıkar?

Cildin esnekliğini sağlayan sebum maddesi hava değişimleri, sağlıksız beslenme, hormonal problemler, yetersiz temizlik gibi faktörlere bağlı olarak gereğinden fazla salgılanır. Cilt gözeneklerinde bulunan yağ kanalları tıkanmaya başlar, bakteriler ve mikroplar yağ kanalı etrafında çoğalır ve sivilcelerin oluşmasına sebebiyet verir.

Hormonların çalışmaya başladığı ergenlik döneminde cilt yağlandığı için sivilce sorunu sıklıkla görülür. Güven eksikliğine yol açabilen sivilceli cilt; uzman doktor tarafından izlenmeli ve tedavi edilmelidir.

Ergenlik döneminde yaşanan sivilce sorunu tedavisinde kolaylık sağlamak için hem cilt hem de vücut temizliğine dikkat edilmelidir. Özellikle yüze yakın saç diplerinde biriken yağlar; sivilce ve akne oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Temizlik için sivilceli ciltlere özel ürünler tercih edilmelidir. Elbette ki temizlik sayısında bir sınır olmalıdır. Cilde zarar vermeden, günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere cildi temizlemek yeterli olacaktır.

Yetişkinlerde görülen sivilceli ciltlerde kullanılan bakım ve kozmetik ürünleri yüksek önem taşımaktadır. Cildiniz yağlı olsa bile mutlaka nemlendiriciye ihtiyacı vardır ancak nemlendirici kremin mutlaka yağsız olmasına dikkat etmelisiniz. Makyaj malzemeleri seçiminde kaliteli ve sivilce kontrolü yapan ürünler tercih etmelisiniz. Özellikle yağlı ciltlerde sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri olan cilt parlaması sorunu; sivilce kontrollü pudra ve fondöten sayesinde önlenebilir.

Sivilcenin sıkılmaması gerektiğini biliriz ancak genellikle sıkarız. Sonucunda sivilcenin iyileşmediğini hatta yakında bölgelerde yeni sivilcelerin çıktığını görürüz. Sivilceyi sıkmak hem cilt dokusunun zarar görerek iz kalmasına hem de sivilce içinde mikropların cilde yayılarak daha fazla sivilce sıkmasına neden olur.

Yaşam kalitemizi düşüren stres; sivilce sorununu tetikleyen nedenlerden biridir. Stresli anlarda, vücudumuzda salgılanan hormonlar değişir ve yağ üretimini artırır. İhtiyaçtan fazla salgılanan yağ, sivilce oluşumuna neden olur…

Tem
30th

Meyra Cemil Demirbakan Beni Sensiz Düşünme

Posted by admin


Meyra Cemil Demirbakan Beni Sensiz Düşünme videosu meyra cemil  demirbakan videosu seyret meyra videosu seyret cemil demirbakan izle beni sensiz düşünme videosu izle

Tem
29th

Sinem Kobal’ın Evlilik Düşüncesi

Posted by admin

Küçük Sırlar Dizisinde Rol Alan sinem kobal , Ünlü Futbolcu Arda turan ile Evlenecek mi Haber: Sinem Kobal'ın Evlilik Düşüncesi sinem kobal önceki gün kız arkadaşlarıyla Nahide adlı mekandaydı.

Çıkışta habercilerin sorularını yanıtlayan Kobal, sevgilisi Arda Turan’ın ertesi gün idmanı olduğu için kendisine eşlik edemediğini söyledi ve ekledi:

“iki arkadaşım yakında evlenecek, bu gece onun kutlamasını yaptık. Arda ve benim için de kısmet artık diyorum.” Güzel Oyuncu, bu açıklamanan ardından özel şoförün kullandığı Turan’a ait otomobile  binerek evine döndü…

Tem
29th

Leoparlar Şehirde!

Posted by admin

2010 yaz sezonu; moda severler için birbirinden güzel ve çok seçenekli trendler sunuyor. Fiyonklar, pastel tonlar, fırfırlar, çizgiler, puantiyeler ilk bakışta sezon modasında görülebilecek ilgi çekici akımlar arasında yer alıyor.

Leoparlar Şehirde!

Leoparlar Şehirde!

Baş döndüren çeşitliliğiyle trend seçimini zorlaştıran sezon; her ruh haline uygun detaylarla da giyinmeyi keyifli hale getiriyor. Romantik görünüm için pastel tonlar ve dantel; genç görünüm için çizgiler ve canlı renkler gibi seçeneklerle istediğiniz kadına dönüşebilme şansı tanıyor.

2010 yaz modasının en iddialı akımı ise leopar desen! Çekici, kadınsı görünmek, fark yaratmak isteyenler kadınlar yeni sezon alışverişlerinde leopar desene ağırlık verebilirler. Günlük hayatın içine karışan leopar deseni; sadece gece kıyafetlerinde değil gündelik kıyafetlerinizde de rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Leopar desenin temel renkleri kahverengi, sarı ve siyahtır… 2010 yaz modasının en popüler renklerini üzerinde taşıyan leopar desenli kıyafetleri; diğer renklerle kombinlemek ise oldukça kolay! Leopar desenli gömleği; krem rengi kalem ve kahverengi ayakkabılarla birlikte kullanabilirsiniz. Enerjik bir kombin yapmak istiyorsanız; 2010 yaz modasının favori parçalarından beyaz pantolon, beyaz bluz ve leopar desenli fular ile istediğiniz etkiyi yaratabilirsiniz.

Leopar desenle renk kombinlerken siyah, kahverengi, sarı gibi tek renkte parçalar seçebilir ya da pudra, krem, nude, beyaz gibi açık renkler tercih edebilirsiniz.

Esmer tenliyseniz; leopar desenli kıyafetleri alt parçalarda kullanmaya özen gösterin. Esmer tenlerde açık renkler; yüzünüzü vurgular.

Kumral ya da beyaz tenliyseniz; leopar desenli kıyafetleri üst parçalarda kullanmaya özen gösterin. Ten renginizle kontrast yaratacak olan leopar desenin koyuluğu; yüzünüzün güzelliğini ortaya çıkarır.

2010 yaz modasının en iddialı trendi ilginizi çekiyor ancak tarzınıza uygulamak için cesaret edemiyorsanız; küçük parçalardan başlayıp gözünüzü alıştırın. Leopar desenli fular, saat, çanta, küpe, güneş gözlüğü, kemer, saç aksesuarı, bilezik gibi küçük ama etkili parçalarla sezon trendini stilinize dâhil edin!

Desenli kıyafetlerde temel kural; ikiden fazla parçada desen kullanmamaktadır. Hem bluz hem etek hem de ayakkabıda leopar desene yer vermek; karışık ve yorucu bir görüntüye sebep olur. Leopar desende en ideali; en fazla bir büyük bir küçük parçada leopar desen kullanmaktır. Leopar desenli bir elbise giyiyorsanız; sadece küpe ya da bileğinizde leopar deseni kullanın. Harika görüneceksiniz!!!

Tem
29th

Bitkisel Sabunlar ve Özellikleri

Posted by admin

Papatya, kayısı, lavanta, defne, kükürt… Hem görüntüleri hem de kokularıyla ilgi çeken bitkisel sabunlar; cilt ve saç güzelliği için de olumlu özelliklere sahip!

Bitkisel Sabunlar ve Özellikleri

Bitkisel Sabunlar ve Özellikleri

Kayısı Sabunu

Cilt hücrelerinin hızla yenilenmesini, sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Cildi kurutmadan, yağ oranını dengeler.

Kullanımı: Sabunu köpürtüp yüz ve boyun bölgenize sürün. 20 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Lavanta Sabunu

Yüzyıllardır güzellik ve bakım için kullanılan lavanta sabunu; akne ve sivilcelerin hızla iyileşmesini, cildin doğal bir parlaklık kazanmasını sağlar. Ciltteki ölü derilerin temizlenmesine yardımcı olur.

Kullanımı: Sabunu köpürtüp yüz ve boyun bölgenize sürün. 30 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Bal Sabunu

Anti bakteriyel özelliğe sahip bal sabunu; ciltteki sivilce, akne ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Cilde zarar veren bakterilerin çoğalmasını önler. Yağlı ciltlerdeki fazla yağı emer, doğal yağ dengesini düzenler.

Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Kükürt Sabunu

Cildin derinlemesine temizlenmesini, ciltteki fazla yağın düzenlenmesini, akne ve sivilce gibi cilt sorunlarının giderilmesini, cilt yüzeyinde oluşan kuruma, siyah nokta ve ölü deriden arınmasını sağlar.

Özellikle yağlı ciltlerde sıklıkla görülen sivilce sorununa karşı etkilidir.

Kullanımı: Sabunu köpürtüp özellikle yağlı olan bölgelere sürün. 15 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Defne Sabunu

Antiseptik özelliğe sahiptir. Cilt gözeneklerini temizleyerek, nefes almasını sağlar. Bu sayede cildin ferahlamasına, doğal bir parlaklık kazanmasına, canlı görünmesine yardımcı olur.

Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın.

Papatya Sabunu

Cildin dinlenip, rahatlamasını sağlayan papatya sabunu; ciltte oluşan lekeler ve kararmalar için de faydalıdır.

Kullanımı: Sabunu yüz ve boyun bölgenize sürün. 25 saniye bekleyip ılık suyla durulayın ve havluyla kurulayın…

Tem
28th

Bebeğinize masaj yapın!

Posted by admin

Bebeklerde, doğumdan 15 gün sonra başlayan, düzenli ve sağlıklı yapılan masaj, kilo artışı ve boy uzamasını sağlıyor.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi Örs, masajın anne ve bebek arasındaki dokunma duygusunu, duygusal bağı geliştirdiğini söyledi.

Dokunma yoluyla bebeğin vücudunda bir takım hormonların salınımının arttığını belirten Örs, masajın bebeğin gelişmesini hızlandıran bir etkiye sahip olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

”Düzenli yapılan masaj, bebeğin dolaşım sistemini canlandırır. Solunum ve sindirimini etkin hale getirir. Masajın bebekte gördüğümüz en önemli etkisi sakinleştirici özelliğidir.Masaj bebeklerde ağrıları azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir. Masaj uygulaması bebeklerde ağırlık ve boy artışları üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Masaj yapılan bebeklerin boyları diğer bebeklere göre daha hızlı uzar, kiloları daha hızlı artar.

Yine masaj uygulanan bebekler diğerlerine göre daha fazla çevreyle ilgili olurlar, aktif ve canlı davranış sergilerler. Ellerine verilen nesneleri ağızına götürebilme ve hareket eden cisim ya da kişileri takip etme süreleri daha erken gerçekleşir.

Sevgi dolu ve güven verici dokunuşlar ve kucaklamalar bir bebeğin sağlıklı gelişiminde ve anne babası ile daha sağlıklı bir etkileşim kurmasında büyük önem taşıyor.”

MASAJ NASIL UYGULANMALI?
Masajın hijyenik ortamlarda yapılması gerektiğinin altını çizen Örs, şöyle devam etti:

”Oda ısısının bebeği üşütecek kadar soğuk ve terletecek kadar sıcak olmaması, odanın ışık alan aydınlık bir ortam olması gerekir. Masaj yapacak kişinin eli hijyenik, tırnakları kısa olmalı ve cilt rahatsızlığı bulunmamalı. Masaj yapacak kişi rahat pozisyonda olmalı. Bebeğin herhangi bir rahatsızlığı, ateşi, ağrısı, yarası varsa kesinlikle masaj uygulamamalı. Bebeğin cildinin çok hassas olduğu durumlarda bebek losyonu kullanılabilir.”

Chattur Fm



© 2012 SohbetSayfalari.Com Guncel Blogu